“Yazmak, en derin duygularımızı ve düşüncelerimizi iç huzuruyla dışa vurma cesareti duyduğumuz bir dost sohbetidir… Her daim yanımızda olan, sırrımızı tutan, yargılamayan, anlayan, rahatlatan ve tüm kalbimizle güvenirliğinden emin olduğumuz türden bir dostluktur yazmak…”
Ezgi Yaz
“Yazmasam deli olacaktım.”
Sait Faik Abasıyanık
“SERGİ
Yazmak başka oluyor
Azalır yalnızlığım
Bu çizgiler de olmasa
Çıldırırdım.”
Behçet Necatigil
“Yaz geçer yine gelir
Yaz geçer iyi gelir sözcükler”
Murathan Mungan
“Çok zor bir çocukluğum oldu. Çok küçük yaşta anne babamı kaybettim. Yazarak iyileştim ben. Ruhumdaki yaraları yazarak iyileştirdim.”
İnci Aral
“İstanbul için,
İmkânsız şey
Şiir yazmak,
Âşıksan eğer;
Ve yazmamak,
Aylardan Nisansa”
Orhan Veli Kanık
“Yazmak, aynı zamanda susmak, söylememek, sesini kesmek demektir, gürültüsüz haykırmaktır.”
Marguerite Duras
“Neden anılarımı ille de yazmak istiyorum? Okurlar için olmadığına göre, anılarımı kâğıda dökmeden, zihnimden geçirmekle yetinemez miydim? Orası öyle ama anılarım kağıt üzerinde daha görkemli duruyor. Böylece, etkisi daha da artacak, kişiliğim üstüne daha doğru bir yargıya varabileceğim; buna bir de üslup güzelliği eklenecek. Ayrıca, içimi dökmekle belki rahatlayacağım. Sırası gelmişken söyleyeyim, eski bir anım var ki, şu sıralar canımı sıkıp duruyor. Geçenlerde birden kafama takıldı, o günden beri de hep kulağımda çınlayan hüzünlü bir müzik parçası gibi, bir türlü aklımdan çıkmıyor. Peki ama ondan kurtulmam da gerekli. Böyle anıların yüzlercesi var bende, zaman zaman bunlardan bir tanesi beni bunaltmaya başlıyor. Yazmakla bunlardan kurtulacağıma inanıyorum nedense. Bir kez denesem ne çıkar?”
Dostoyevski
“Bu satırları görecek olanlar eğer onları yazanın daha önce başka yazılarını da görmüşseler, onları unutmalıdırlar. Bunlarda edebiyat yapmak, sanat göstermek isteyen bir adamın kalemi değil, yalnız türlü emeklerle ortaya çıkarılmış sevgili yavrusunun bir zulme kurban gittiğine yanan, ömrünün son yıllarını gözyaşlarıyla ahla ve inlemeyle sürükleyen kahrolmuş bir babanın ateşlerle dolu yüreği vardır.
…
Bunları niçin yazdım? Sadece bir nedenle: Onu doğduğu günden toprağa gömüldüğü saate kadar yaşatmak, onun hayaliyle, günlerin yılların birbirini izlemesiyle ardından giderek, elden geldiğince kendisiyle birlikte bulunmak için… Vedad’a yakın olanlar da aile halkı da istedikçe bunlara bir göz atarlar ve ağlarlar. Ben ağlaya ağlaya yazdım ama başkalarını ağlatacak düzenlemelerden kaçındım. Kalemimi her türlü etki kaygılardan uzak, özgür bıraktım. Bu, ispat eder ki bu yazılar yayınlamak için yazılmış değildi. Bunlar belki yalnız aile kâğıtları arasında kalsaydı daha iyi olurdu. Ama beni inandırmak isteyenler oldu ki bütün babalar ve analar böyle acıklı olayın çevresinde toplanıp sıkı bağlarla birbirine sokulan aile bireyleri çeşidindendir ve bunun içindir ki onun hikâyesi yalnız sınırlı bir çevrenin değil, herkesin malıdır. Buna kandım onun için eseri yayınlamaya karar verdim. Yalnız dilerim ki onu görecek olanlar, işte bu satırlarda açıklanan amacı ve etkeni unutmasınlar.”
Halit Ziya Uşaklıgil
NOT: Tüm yazılarıma erişip onları okuyabilmeniz için alttaki yazılarım etiketine tıklayabilirsiniz. Yazılarım etiketine tıkladığınızda, tüm yazılarım görebileceğiniz şekilde sıralanacaktır.
Ezgi Yaz
Uzm. Klinik Psikolog/
Psikolojik Danışman/
Dr.

Bir yanıt yazın