
Bahar gelir, çiçekler yeşerir… Tabiat ana gençleşir… Altın sarısı Güneş ağırlanır can yuvasında çiçeklerin… Mis kokular saçılır dört bir yana… İlham perileri başlar oyunlarına… Gönüller yeşerir, yazarlar, şairler dile; müzisyenler sese, ressamlar renge gelir… Kimi hüzne gark olur, kimisi sevince… Kimisi de dev duygu dalgalarının dibinde, zirvesinde savrulup durur… …

Nedense bahar temizliği çoğunlukla yalnızca evlerde yapılır… Eskiyenler atılır, eşyaların yerleri değiştirilir, ev boyanır, kıyı köşe her yer silinip süpürülerek tozlar alınır… Gelin görün ki bir bahar yorgunluğudur ki ne dillerden düşer ne üstümüzden… Hâlsizlik, yorgunluk, uyku hâli de cabası… İklimden midir nedendir bilinmez, bazen bu hâl yaza kadar uzar gider… …

Her zaman huzurlu ve mutlu olmak isteriz. Bunun için de elimizden geleni yaparız. Bazen ne yaparsak yapalım hiç bir şey yolunda gitmiyor gibi görünür. Böyle zamanlarda bütün sıkıntılar üst üste gelmiştir. Âdeta boğulmak üzereyizdir. Zihnimiz uyuşmuştur, sağlıklı düşünemeyiz. Saplantılı bir şekilde olumsuzlukların bataklığında çırpınırız. Böyle durumlarda ne yapabiliriz? Günü kurtarmak adına geçici oyalanma yollarına…

“Yazmak, en derin duygularımızı ve düşüncelerimizi iç huzuruyla dışa vurma cesareti duyduğumuz bir dost sohbetidir.” NOT: Tüm yazılarıma erişip onları okuyabilmeniz için aşağıdaki yazılarım etiketine tıklayabilirsiniz. Yazılarım etiketine tıkladığınızda, tüm yazılarım görebileceğiniz şekilde sıralanacaktır. Ezgi Yaz Uzm. Klinik Psikolog/ Psikolojik Danışman/ Dr.

“Kişilerin yaşadıkları zorlayıcı yaşantılarla baş etmelerinin yolları farklı olsa da pek çok kişi için yazmak, travmatik yaraları saran, iyileştiren ve hatta kişiyi eskisinden daha dayanıklı hale getiren şifalı bir el gibidir.” NOT: Tüm yazılarıma erişip onları okuyabilmeniz için aşağıdaki yazılarım etiketine tıklayabilirsiniz. Yazılarım etiketine tıkladığınızda, tüm yazılarım görebileceğiniz şekilde sıralanacaktır. Ezgi Yaz Uzm. Klinik…

“Yazmak, aklı ve gönlü birleştirir… Doğru yöntemlerle yazmak, kişinin ruhsal ahengini yakalamasına yardım eder…” NOT: Tüm yazılarıma erişip onları okuyabilmeniz için aşağıdaki yazılarım etiketine tıklayabilirsiniz. Yazılarım etiketine tıkladığınızda, tüm yazılarım görebileceğiniz şekilde sıralanacaktır. Ezgi Yaz Uzm. Klinik Psikolog/ Psikolojik Danışman/ Dr.

İnsan, duygularını ve düşüncelerini yazarak öncelikle kendisiyle iletişime geçer. Biyolojik, psikolojik, sosyal ve hatta sezgisel bir varlık olan insanın sezgisel ve psikolojik boyutu gönül alemiyle ilişkilidir. İnsan, yazarak anlattıkça o gönül âlemine doğru bir yolculuğa çıkar ve kendisini keşfetmeye başlar. Ruhsal olarak olgunlaşır… Kendisini tanıdıkça içinde olan bitenden haberdar olur ve yaşamını kontrol altına…

“Dertli bir adamın tereddüt ve dumanlarla dolu bir gönül evi vardır; derdini dinlersen o evde bir pencere açmış olursun.” Hz. Mevlana Biz de dertlerle, dumanlarla dolu gönlümüzü dinleyerek onun bize söylediklerini duyup yazarak gönlümüzde bir pencere açabilir, bize nefes aldırmayan dumanları içimizden atabiliriz. NOT: Tüm yazılarıma erişip onları okuyabilmeniz için aşağıdaki yazılarım etiketine tıklayabilirsiniz.…

Yeşilin sarıya, kızıla, kahverengiye evrildiği; grinin maviyi gölgelediği; suyun toprağın kokusuna sindiği anlar… Düşlerden uzanan sihirli bir el, gizli mabetlerimize gömülü şair ruhlarımızı uyandırmaya hazır asırlık uykusundan… Rüzgâr, denize sarılmış, bir başka esiyor, hatırları okşuyor… Değişime, dönüşüme, yeniden doğuşa göçü başlıyor delişmen anıların… Şimdi adeta yaşamımızdaki anları zamana sindirip ömrümüze katmanın, onları anlamlandırmanın ve…

Pek çoğumuz, hayatımızın belli dönemlerinde günlük tutmuşuzdur. Günlüğümüz, yaşadıklarımızı; yaşadığımız olaylara dair duygularımızı ve düşüncelerimizi paylaştığımız bir sırdaşımız, bir dostumuz olmuştur. Kimi zaman “Sevgili Günlük” diyerek kimi zaman da özel bir isim vererek içimizde her ne varsa yazıp âdeta onunla dertleşmişizdir. Kimi zaman acaba birisi onu bizden gizlice okur mu kaygısıyla içimizi günlüğümüze döküp…